Nebukadnezar

II. Nebukadnezar (Buhtunnasır, Nabucco, Nebuchadnezzar II)
 
 

II. Nebukadnezar (Buhtunnasır, Nabucco, Nebuchadnezzar)

II. Nebukadnezar, Nebuchadnezzar II, Nebukadnessar II, Nabucco, Buhtunnâsır

Nebukadnezar, Chaldea hanedanından gelen birden fazla Babil kralının adı olup, özellikle tapınaklar, yollar, sulama kanallarının yanı sıra eşinin hatırına Babil’in asma bahçelerini inşa ettirdiği söylenen II. Nebukadnezar, imparatorluğun sınırlarını Suriye’den Mısır’a dek genişletmiş (M.Ö. 605) Kudüs’ü (Yeruşalim, Jerusalem) ele geçirerek (M.Ö. 587) halkını tutsak etmiştir. Başka kaynaklarda Buhtunnâsır olarak da geçmektedir. [1]

Kral İkinci Nebukadnezar, İsa’dan önce 630- 561 yıllarında yaşamıştır. [2] Nebukadnezar, M.Ö. 7. asırda  Babil’e en parlak günlerini yaşatmıştır. [3] Onun döneminde Babil Devleti Suriye’den Mısır’a kadar genişlemiştir. [2] Ayrıca Yahudi devletini ortadan kaldırıp Kudüs´ teki Hazreti Süleyman Mabedi’ni yıkan kişidir. Tüm Ortadoğu’yu birleştirmiştir.[3] 605 yılında Kudüs’ü ele geçirmiş, Süleyman tapınağını yıkmış, bütün Kudüs halkını esir ederek Babil’e götürmüştür. [2]

MÖ 722’de Asur Kralı Sargon, İsrailiye Krallığını istila etti ve bu Krallıkta yaşayan 10 aileyi Samarya’dan Asur’a sürgün etti. Yahuda Krallığı ise, MÖ 586’da Babil Kralı Nebukadnezar tarafından yok edildi. Süleyman Mabedini ve Kudüs’ü yakan Nebukadnezar, Yahudilerin önde gelenlerini Babil’e sürdü.

Ne var ki Yahudilerin önde gelenleri (özellikle de hak dine uymamakta direnen kesimleri) bu durumdan hiçbir zarar görmediler, hatta karlı çıktılar. Nebukadnezar tarafından Babil’e götürülen bu zengin kesim, Babil’de çok daha büyük bir refahla karşılaştı.[4]

Daniel kitabı kaşer olmayan yemeği yemeyi putlara tapmayı reddeden genç adamların Nebukadnezar tarafından zindana atıldığından bahseder. Genç adamlar mucizevi bir şekilde kurtulunca Nebukadnezar İsrail’in Tanrısına saygısızlık etmeyi yasaklayan bir ferman çıkarır. DUVARDAKİ YAZI Babil’in son kralı Belşazar’dır. Çoğu komşu kral gibi Belşazar da Yahudi kaynaklarında yer almıştır. Politeistik dünyada İsrail’in Tanrısının bir ünü vardı. Herkes onu tanırdı. Bu yüzden krallar Yahudi inançlarına sadık kalırlardı. Belşazar Nebukadnezar Israel’i ele geçirdiği sırada Yeremya’nın yaptığı kehaneti biliyordu: [5]

«11. Bütün ülke bir virane, dehşet verici bir yer olacak. Bu uluslar Babil Kralı’na yetmiş yıl kulluk edecekler. 12. Ama yetmiş yıl dolunca diyor RAB, “Suçları yüzünden Babil Kralı’yla ulusunu, Kildan ülkesini cezalandıracak, sonsuz bir viranelik haline getireceğim.” (Kitâb-ı Mukaddes, Eski, Ahit, Yeremya 25:11-12) [6]

Doğal olarak Belşazar bu durumdan endişe duymaktadır ve yılları saymıştır. Fakat yanlış sayar. M.Ö. 371 yılı geldiğinde Belşazar kehanetin gerçekleşmeyeceğine inanır. Tanrı Yahudileri terk etmiştir ve Yeremya’nın kehanetinde söz verdiği gibi onları topraklarına geri götürmeyecektir: [5]

«RAB diyor ki, “Babil’de yetmiş yılınız dolunca sizinle ilgilenecek, buraya sizi geri getirmek için verdiğim iyi sözü tutacağım.» (Kitâb-ı Mukaddes, Eski, Ahit, Yeremya 29:10) [6]

Kutlamak için Belşazar büyük bir ziyafet verir ve Nebukadnezar’ın Yeruşalayim’den çaldıklarını herkesin görmesi için sergiler. Bütün karılarına ve metreslerine Bet-Amikdaş’ın kaplarından içmelerini; altın, gümüş, bakır, demir, tahta ve taşın tanrılarını övmelerini emreder: [5]

«1. Kral Belşassar soylu adamlarından bin kişiye büyük bir şölen verdi, onlarla şarap içti. 2. Şarabını keyifle içerken, atası Nebukadnessar’ın Yeruşalim’deki tapınaktan çıkarıp getirdiği altın ve gümüş kapların getirilmesini buyurdu. Öyle ki, kendisi, karıları, cariyeleri, soylu adamları onlarla içsinler. 3. Böylece Tanrı’nın Yeruşalim’deki tapınağından alınan altın kaplar getirildi; kral, karıları, cariyeleri, soylu adamları onlarla içtiler. 4 Şaraplarını içerken altından, gümüşten, tunçtan, demirden, ağaçtan, taştan ilahları övdüler. 5. Ansızın bir insan elinin parmakları belirdi, şamdanın yanındaki saray duvarının sıvası üzerine yazmaya başladı. Kral yazan eli gördü…» (Kitâb-ı Mukaddes, Eski Ahit, Daniel 5:1-5) [6]

 Tam o anda büyük bir el ortaya çıkar ve duvara bir yazı yazmaya başlar. Belşazar tir tir titrer ama kimse duvardaki yazının anlamını çözemez. Sonunda Kraliçe, "olağanüstü güçleri zekası ve anlayışı" olan bir adamın çağırılmasını önerir. "Tanrı’nın ruhunun içinde olduğu" söylenen bu kişi, Daniel’dir. Daniel, duvardaki yazıyı okumakta hiç zorlanmaz: [5]

«25. Bunları uzaklaştıran suçlarınızdı, Bu iyilikten sizi yoksun bırakan günahlarınızdı. 26. Halkım arasında kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi Tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar. 27. Kuş dolu bir kafes nasılsa, Onların evleri de hileyle dolu. Bu sayede güçlenip zengin oldular, 28. Semirip parladılar, Yaptıkları kötülüklerle sınırı aştılar. Kazanabilecekleri halde öksüzün davasına bakmıyor, Yoksulun hakkını savunmuyorlar.» (Kitâb-ı Mukaddes, Eski Ahit, Daniel 5:25-28) [6]

O gece, Pers ve Medes ordusu saldırır. Kral ve etrafındakiler öldürülür. Sadece Nebukadnezar’ın torunu Vaşti hayatta kalır. O da daha sonra Pers kralı Ahaşveroş ile evlenecektir. Yahudi tarihindeki en önemli öykülerden biri Pers İmparatorluğu döneminde yaşanacaktır.[5]

Babil’den günümüze kalan ve üzerinde Sümerlilerin geliştirdiği dilde yazılmış yazılar bulunan bir tablet vardır. Tablet, Sargon dönemine aittir. Ayrıca Babil, dünyanın yedi harikasından biri sayılan ve M.Ö. 7. yüzyılda Kral Nebukadnezar tarafından karısı için yaptırıldığına inanılan asma bahçelerine sahiptir; [7]

Babil'in Asma Bahçeleri

Babil’in Asma Bahçeleri

Babil’in Asma Bahçeleri, milattan önce 7. yüzyılda Babil kralı Nebukadnezar tarafından yaptırılmıştır. Babil’in çorak Mezopotamya çölünün ortasında, ağaçlar, akan sular ve egzotik bitkilerin bulunduğu çok katlı bir bahçedir. Coğrafyacı Strabo’nun 1. yüzyıldaki tanımına göre:

"Bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat Nehri’nden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu" [8]

Söylentiye göre Nebukadnezar, bu yapıyı sıla hasreti çeken karısı Semiramis için yaptırmıştır. Semiramis Medes kralının kızıdır. Söylentiye göre Mezopotamyanın düz ve sıcak ortamı onu bunalıma itmiş, kral da karısının hasretini sona erdirmek için yapay dağların olduğu, suların aktığı yemyeşil bir bahçe yaptırmıştır. Bu yüzden bazen Semiramis’in asma bahçeleri olarak da anılır.) Babil’in asma bahçelerinin günümüze gelen kesin izleri yoktur. Fakat, bölgede araştırma yapan arkeologlar, Babil’deki sarayın kuzeydoğusunda görünüşü garip olan temel ve tonozlar buldular. Bunların Babil’in Asma Bahçelerine ait olduğu düşünülmektedir. Babil’in Asma Bahçeleri, klasik yazarlar tarafından ayrıntılı bir şekilde tanımlanmıştır. Günümüzde bu tanımlara göre çizilen resimler bulunmaktadır. Küçükken sandığımız gibi bu efsanevi bahçeler bir yerlere asılı fidan değildir, sadece sütunlarla desteklenen taraçalar üzerinde kurulmuştur [9]

Nebukadnezar, Matrix (Reloaded) Filmi ve Yahudilerin İntikamı

Nebukadnezar, Matrix (Reloaded) Filmi ve Yahudilerin İntikamı

Matrix Reloaded, tıpkı birinci Matrix filmi gibi baştan sona kadar sembollerle donatılmış bir filmdir. İçinde saklanmış semboller, fark edilmeden ve bunların tekabül ettiği şeyler düşünülmeden seyredilirse, ancak bir sürü saçmalıkla doldurulmuş Hong Kong malı kung-fu filmlerinden bir tanesi daha seyredilmiş olur. Öte yandan semboller tespit edilip, üzerlerinde kafa yorulmaya başlanırsa, filmin aslında anlatmaya çalıştığı pek çok şey olduğu fark edilecektir. Filmi ikinci kez seyrettikten ve internetteki tartışma gruplarındaki yazışmaları biraz takip ettikten sonra tespit edebildiğimiz noktaları paylaşmak istiyoruz. Filmi, bu noktaların ışığında tartışmanın, bizi daha verimli neticelere ulaştıracağını düşünüyoruz.[10]

Meşhur Hollywood filmi Matrix (matriks), Nebukadnezar’ın rüyası üzerine kurgulanmıştır. Filmin kadın oyuncusu Trinity vurulunca dehşetle uyanan Neo, bunun bir rüya olduğunu anlar. Uykudan uyanan Neonun filmde bindiği geminin adı da Nebukadnezar’dır. Seçilmiş kişi (the one) aslında rüyasında gelecekte olacakları görüyor. [2] (Bir bakıma da Yahudilerin asırlardır içlerindeki kin ve öfkeyi.)

Saat 00:00 – Aynı anda hem başlangıç hem de son…

Kamera geri çekilişini (zoom-out) sürdürüyor. Bir saatin iç aksamı içinde, çarklar ve miller arasında biraz dolaştıktan sonra nihayet Matrix’in içine çıkıyoruz. Matrix’te ilk gördüğümüz eşya, az önce içinde dolaştığımız saat ve bu saat tam gece yarısını, yani günün başladığı ve bittiği anı gösteriyor!. Bu sahnenin aslında filmin düğümünün de atıldığı sahne olduğunu düşününce taşlar yerine oturuyor. İleride, her şeyin bittiği ve yeniden başlayacağı anın bu an olduğunu göreceğiz. Tıpkı bir gün gibi!

Rüya: Uyanışın uykuda gelen ipuçları…

Bu ana kadar seyrettiklerimizin, filmin kadın kahramanı Trinity vurulunca dehşetle uyanan Neo’nun gördüğü bir rüya olduğunu anlıyoruz. Neo aslında herhangi bir rüya görmüyor. Seçilmiş kişi (the one) rüyasında geleceği görüyor. Aslında uyuma, uyanma ve rüya argümanlarına ilk filmden de aşinayız. “Uyanan” Neo’nun kendini içinde bulduğu geminin adı “Nebukadnezar” idi.

Rivayete göre Nebukadnezar, bir rüya görür ve kahinlerini çağırıp rüyasını tabir ettirmek ister ancak rüyasını hatırlamamaktadır. Kahinler hem ne rüya gördüğünü bilip hem tabir edecekler veya öleceklerdir. Hz. Daniel bu imkansız görünen işi yapar ve kahinleri kurtarır: [10]

Daniel’in esaretinin ikinci yılında kral bir rüya gördü ve korkmuş bir şekilde uyandı ; fakat kalktığında rüyasını hatırlayamadı. Tüm bilge adamlarını ve astrologları çağırarak rüyasını anlatmalarını ve anlamını çıkarmalarını istedi. "Eğer ne gördüğünüzü bize söylerseniz sizin için yorumlayabiliriz. Fakat kimse gördüğünüz rüyanın ne olduğunu bilemez." dediler. Kral, çok kızdı ve hepsinin öldürülmesini emretti. [11]

Bunu duyan Daniel kralı görmek istedi. "Bilge adamları ve astrologları öldürmeyin. Size rüyanızın ne ile ilgili olduğunu söyleyeceğim çünkü gökte sırları açığa çıkaran bir Allah var. Allah rüyanızı bana bildirdi ; böylelikle masum insanlar ölmeyecek; siz de Allah’ın hikmetini bileceksiniz. Büyük bir heykel gördünüz. Çok büyük ve korkunçtu. Kafası altından ,göğüsleri ve kolları gümüşten , beli ve kalçaları tunçtan, bacakları demirden fakat ayakları kildendi. Sonra bir taş kilden ayağı parçalara ayırdı ve dev heykel yere düştü. O kadar küçük parçalara ayrıldı ki bir rüzgar estiğinde savruluyordu. Fakat kil ayağı ezen taş büyük bir dağ haline geldi ve tüm toprağı kapladı." dedi Daniel. Daha sonrada krala rüyanın ne anlama geldiğini anlattı: "Siz güçlü ve şerefli bir kralsınız. Siz o , altın başsınız. Fakat sizden sonra sizin kadar iyi olmayan başka bir krallık olacak ; tunçtan üçüncü bir krallık olacak. Dördüncü krallık demir kadar güçlü olacak fakat parçalara bölünecek. Ve kilden ayağın parçalara ayrıldığını gördüğünüz gibi krallık da parçalara ayrılacak ve sonra dünyadaki diğer milletlerle karışarak yok olacak. Bu olduğunda gökteki Allah sonsuza dek sürecek bir krallık kuracak."

Kral, rüyasını anlattığı için Daniel’in önünde diz çöktü ve sonra onu büyük bir konuma getirdi.. Ona hediyeler ve ülkenin bir yerinin yönetimini ona verdi. Diğer üç prensi – Şadrak,Meşak ve Abednego’yu adaleti sağlayacak bilge kişiler yaptı.[11]

Bazı kaynaklar,  Daniel’in rüya yorumları, remil ve kehanetler üzerine “Kitab-ül Cifr” isimli bir kitabının olduğunu söylerler. “Cifir” kelimesinin etimolojik incelemesi de son derece heyecan vericidir. Bu kelimenin Arapça’dan batı dillerine cifreé – cipher diye geçtiğini, oradan Türkçe’ye “şifre” olarak geri geldiğini biliyoruz. Hatta bunun, İngilizce’deki “cyber” kelimesi ve bizdeki “sıfır” kelimesiyle akrabalığı bulunabileceğine dair, gayet akla yatkın iddialar mevcuttur. Birinci filmde mürettebata ihanet eden karakterin ismi, adeta bu iddialara bakarak konulmuştu: “Cypher”. Yani biraz “cyber” biraz “şifre”, biraz “sıfır”… [10]

Tesadüf değildir ki, Matrix filminde gemideki insanlara ihanet eden adamın da adı Cypher’dir.

Nebukadnezar, Matrix filminde Morpheus’un gemisinin ismidir.[12] Filmin sonunda bu gemi patlatılmıştır. Aslında yok edilen / yok edilmeye çalışılan, Gemi’nin indindeki Kral Nebukadnezar’dır.) Dünyanın en ırkçı milleti olan Yahudiler’in Nebukadnezar’a karşı büyük bir kuyruk acıları vardır. Ne yapsalar hoş karşılamak lazımdır.[13]

(Matrix filmiyle Yahudiler, Babil Sürgünü’nün intikamını almışlardır. www.gizliilimler.tr.gg Admin notu)

Bu yazı Entertainment içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s